Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Tirad: AYRILIK OLMASIN

Yazan: Cumhur Ay

 

Erkek: (Ayağa kalkar. Seyirciye doğru yürür. Işık kararır. Lokal ışık erkeği aydınlatır.) Bir odadaydım ben, küçük ve sevimli. Duvarları kum beji, doğramaları kahve. Mutluluklar çerçevelenmişti duvarda. Bir kız gülümsüyordu yanı başımda. Dalga dalga saçları, parmaklarımın ucundaydı. Gözlerindeki ışık, düşlerimi, umutlarımı aydınlatıyordu. Bir odadaydım ben, her köşede bir hatıra, her hatırada buruk bir tat. Halının ucunda kör bir hıçkırık düğüm olmuş gözyaşlarıma. Saatin arkasına saklanmış bir kahkaha, hınzır mı hınzır. Kavgaları umutlar süpürmüş, mutluluklar darmadağın ortalıkta. Bir odadaydım ben… sıcak ve sakin. Akşam çayı sobanın üstünde, bir bebek ayaklarımda. Ninniler asılı perdeye, gaz sancıları uykusuz gecelere gebe. Pervazlara takıldı ilk adımlarım, dizlerim yara bere. Bir odadaydım ben, uyuyordum. Duvarlar geldi üstüme, kalbim nefes nefese. Korktum. Karanlık dolandı sonra ayaklarıma, kapattı gözlerimi. Bir ışık aradım, bir çift gözü güneş sandım.

Kadın: (Erkeğin yanına yürür.) O odadaydım bende. Gözlerim kapalı, seni aradı ellerim. O kahkahaları ben de duydum. Çınladı kulaklarımda. Ama telaşlarım… Telaşlarım karanlığa itti beni. O odadaydım bende, ben boyadım duvarlarını. Fırçayı düşlerimde ıslattım. İlmik ilmik dokudum yalnızlığımı odanın ortasına. Görmedin, basıp geçtin. Omuzlarımda koca bir evin yükü, tutamadım ellerini. O odadaydım bende. O saçları ben taradım, gözyaşlarımla. Ben süpürdüm acıları, dertleri sabırla. Bir tutam sevgiyle yürüttüm, uykusuz geceleri yorgun sabahlara. O odadaydım bende, uyuyordum. Ayrılıklara açıldı göz kapaklarım. Korktum.

Erkek: Yalnızdım, kuytuların alaca karanlıklarında. Gölgeler yansıdı aynadaki aksime, korktum. Sesini aradım el yordamıyla. Tenini… Nefesini... Orta yaşın bekleme salonunda, beyaza boyarken saçlarımı, hıçkırıklara boğuldum. Saatler vardı. Saatler vardı dört bir yanımda. Geç kaldım. Seni aradım… Seni aradım bir teknenin dümeninde. Seni sordum istiridye kabuklarına. Yalnızdım. Bir fener gördüm yakamozda, telaşlandım. Sonra deli bir poyraz uçurdu umutlarımı, üşüdüm.

Kadın: Telaşlıydım. Koşar adım yürüdüm, yaprakların üstünden. Bir güz yağmuru kollarımdaydı, yorgundu. Bir su birikintisinde bıraktım hayallerimi, geç kaldım. Aceleci bir vapur ayrıldı limandan. Yetişemedim. Adımlarıma özlemlerimi geçirdim, kurşuni sokakların köşesinde. Koşturdum. Sonra bir martıyı sevdim, eski bir yalının balkonunda. Tüyleri ışıl ışıldı. Ve sıcaktı kanatları, ıslaktı. Kaydı ellerimden karanlıklara, tutamadım. Oysa ne çok beklemiştim, ne çok sevmiştim onu. Bir lodosta uçurdum hayallerimi bulutlara. Ve tuzlandı dudaklarım. Ve ıslandı yanaklarım, üşüdüm.

Erkek: (Birbirlerine dönerler.) Hadi, yeniden kuralım köşkümüzü. Çiçeklerle süsleyelim, odamızın her köşesini. Var mısın? Var mısın, ısıtmaya gecelerin ayazını, yudum yudum sevgiyle. Hadi. Hadi, açalım penceremizi aydınlık sabahlara. Var mısın?

Kadın: Varım. Varım, yeniden çizmeye umutlarımızı duvarlara. Varım, gökyüzünü yeniden boyamaya, düşlerimizi perdelerin yerine asmaya. Varım. Varım. Varım. (Sarılırlar.)

 

PERDE

 

© www.etiyatro.net

İzmir - 2012

İzin ve Bilgi için

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. - Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.