Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

KABA GÜLDÜRÜ

Kalın çizgili, kaba esprilere ve hareketlere dayandırılarak, salt eğlence amacıyla geliştirilen güldürü.

 

KABARE TİYATROSU

Daha çok güncel siyasal konuları, toplumsal ve kültürel gündelik yaşamdaki yozlukları, iğneleyici bir dille, sivri bir biçimde taşlayan, toplum eleştirisi yapan, şarkı, parodi, skeç, söylev, sözsüz oyun, şiir, karikatür vb. öğelerden kurulu, doğmacaya açık gösteri ve oyunların sahnelendiği, oyuncular ile izleyicinin “içli dışlı” olduğu, yazar ve izleyicinin katılabileceği bir küçük tiyatro türü. Bu tür tiyatro her çeşit güncel sorunu ve özellikle siyasal ve toplumsal konuları ince bir alayla, iğneleyici, yerici, taşlayıcı bir tutumla ele alıp toplum eleştirisine yönelir. Dışta güldürücü ve eğlendirici olmasına karşın, temelde ciddi olan bu biçim gösteride, ezgiler, danslar, skeçler, monologlar, diyaloglar, dialar, kısa filmler, kısacası tasarlanan eleştiri için ne gerekiyorsa onu sahneye getiren renkli bir karışım vardır. Başta siyasal taşlama biçimi içinde kendini ortaya koyan ve kendi geniş izleyicisiyle bağımlı olan Kabare Tiyatrosu, tutarlı eylem yapısından yoksun olduğundan revü ve varyeteye yaklaşır. Gerek yanılsamacı anlatım araçlarından kaçınma, gerek dilin gündelik çekiciliğini yitirdiğinden daha önce yapılmış numaraları yineleyememe dolayısıyla Kabare Tiyatrosu, “gelip geçici bir sanat” olarak da nitelendirilir. İzleyicinin bilme ve beğeni düzeyiyle de yakından bağlı olan Kabare Tiyatrosu, gülünçleştirme ve karikatürleştirme yoluyla izleyicinin önyargılarını, gündelik yanlış bilinçini dağıtmaya çalışır. İlk kez 1881'de, Paris'te R. Salis tarafından açılmış olan Kabare Tiyatrosu, Almanya, İsviçre ve Avusturya'da gelişme göstererek, tüm Avrupa'ya yayılmıştır. Kabare Tiyatrosu, 1. Dünya Savaşı öncesi ve sonrası dönemlerde iki eğilim göstermiş; bir yanda eğlendirici tiyatro özellikleri içinde kabare – revüleri biçimini alırken, öbür yandan kitleleri aydınlatıcı ve uyarıcı bir işlevle yüklü, siyasal edebi bir biçimde var olmuştur. Fransız Direniş Hareketi içinde chanson olarak önem kazanmış, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ise Kabare Tiyatrosu Rönesans’ına tanık olunmuştur. Kabare Tiyatrosu, tüm dönemlerde ve yönelimler altında yasaklamalara uğramıştır.

 

KABUKİ

Japonya'da, soyluların tiyatrosu olan No tiyatrosu karşısında, günlük yaşama dönük halk tiyatrosu.

 

KADIN TİYATROSU

Kadınlar tarafından, kadın sorunları üstüne, kadınlar için yapılan tiyatro etkinlikleri. 1960'larda kadın hareketinin ortaya çıkmasıyla önem kazanan Kadın Tiyatrosu, varlığını kadın hareketine bağlı olarak korumuştur. Daha çok yarı profesyonel ve amatör topluluklarca gerçekleştirilen Kadın Tiyatrosu'nun oyunları kadın yazarlarca ele alındığı kadar, Kadın Tiyatrosu topluluklarınca de kaleme alınıp geliştirilmektedir. Revü ve kabare tiyatrosu biçimi gösteren Kadın Tiyatrosu oyunları, çeşitli sahneleme biçimleri içinde ele alınmakta, genelinde geleneksel sahneleme yöntemlerinden ayrılma eğilimi taşımakta, “kadın estetiği” çizgilerini yakalamaya çalışmaktadır. Biçimce belli bir biçeme ya da okula, akıma bağlı olmayan ve biçemce ortak yanlar taşımayan Kadın Tiyatrosu, içerikçe ortak bir temele oturmakta, geçmişte ve günümüzde kadının toplumda ezilmesi, kadına yanlış bakış, kadınların siyasal ve toplumsal ekonomik hakları, kadın cinselliği ve eşcinselliği gibi sorunları işlemektedir. Kadın Tiyatrosu, öncelikle eş sorununu ele alırken, ataerkil erkek ilişkilerini olumsuzlamakta, kendi tersinlemeli düşüncelerini ortaya koymaktadır. Serbest tiyatro akımı içinde yer verilen Kadın Tiyatrosu, avangart tiyatro ile Off – Off Broadway Tiyatrosu üstünde etkili olduğu kadar, çok çeşitli deneyimlere de sahne olmuştur. Kadın Tiyatrosu toplulukları, genellikle, topluca üretimde bulunmayı amaçlamakta, metin ve sahneleme üstünde topluca çalışmalar yürüterek, kendi estetik tasarımlarını geliştirmeye çalışmaktadır. 1970'lerden sonra Kadın Tiyatrosu, uluslar arası etkinliklere de tanık olmaya başlamıştır. Kadın Tiyatrosu, kendi oyun yazarlarını da yetiştirmekte (örneğin, G. Reinshagen, E. Jellinek, F. Rame – İtalya), ABD'de ise siyah Kadın Tiyatrosu'na tanık olunmaktadır.

 

KADINLAR KOROSU

Kadınlardan kurulu koro.

 

KAHRAMANLIK TRAGEDYASI

İngiltere'de 17. yüzyıldaki Restorasyon Dönemi'ne özgü, kralların, prenslerin ve soyluların beş oyun kişisi olduğu serüvenleri kapsayan tragedya. Fransızların klasik tragedya biçiminden esinlenilerek onur, aşk ve ülkeye bağlılık temalarından hareket eden bu tragedyanın kahramanları daha çok soylulardır.

 

KAHYA

Anadolu köy seyirlik oyunları düzenleyenlere verilen adlardan biri.

 

KANBUR

Ortaoyunu ve Gölge Oyunu tiplerinden biri. Genellikle geveze, saldırgan ve sevimsiz bir kişi olarak görülür.

 

KANTO

Tanzimat döneminde, tiyatro sahnesinde gayrimüslim azınlık aktrislerince başlatılan oyunlu, müzikli neşeli şarkılara denir.

 

KARA GÜLMECE

Saçma ve abes mantıkla, grotesgi de kullanarak, gerçekleri alaycı bir biçimde gösteren, güldürürken düşündüren ve hüzünlendiren gülmece. Toplumsal karmaşaya bir tepki olduğu kadar, eleştirilen konuyu abes ve saçma anlamıyla belirtir.

 

KARAKTER

Kendine özgü nitelikler içinde ruhsal gelişimi olan ve kişileştirme işleminde derinlemesine ele alınan oyun kişisi. Karakterlerin, dış görünüşleri ötesinde karmaşık bir iç yaşamı vardır (Örn. Hamlet, Lear, Tartuffe, Treplev, Galile vb.).

 

KARAKTER KOMEDYASI

Bu komedya biçiminde gülünç kahramanın yanlış ve zayıf yanları öne çıkar. Toplum içindeki yanlışların eleştirisi bas oyun kişisi yoluyla sağlanır.

 

KARAKTER OYUNCUSU

Kendine özgü ruhsal gelişimi ve davranışı olan, özellikle de yaşlı kişilikleri canlandırmada usta olan oyuncu.

 

KAVUK DEVİRME

Ortaoyununda Kavuklu'nun kavuğunu yere düşürmeden bir baş hareketiyle devirmesi. Bu tıpkı Karagöz'ün ışkırlağını arkaya atması gibidir. Kavuklu bunu kavuğunun arka kenarını ensesiyle sıkıştırarak yapardı. Kavuk devirmenin, siyasal – toplumsal göndermesi son padişahlar döneminde çok sayıda vezir kafası uçurulmasına bağlanabilir. Vezir azledildiğinde “kavuk devrildi” deyimi halk arasında yerleşmişti.

 

KAVUKLU

Ortaoyunun iki eksen tipinden biri. Türk gölge oyunundaki Karagöz'ün canlı özdeşi. Dışa dönük, özü sözü bir, dobra, sağduyusu olan, okumamış bir halk tipidir. Halkın düşüncelerini ve duygularını yansıtır. Haksızlığa, ikiyüzlülüğe karşıdır. Ekmek parası için beceremediği işlere bile girer, ancak hakkı olmayan parayı kazanmayı sevmez. Öğrenim görmediği için bilgisizdir, ama sezgileri güçlüdür. Özellikle Pişekar tarafından sömürülür. Düş kurmayı sevmez, gerçekçidir. Her şeyi olduğu gibi kabul eder ve yanlışları dosdoğru yüze vurur. Öz eleştirisi de olduğundan sevimlidir. Gülmecenin baş mimarı olduğu için ona Nekre de denir.

 

KENAR TİYATROSU

Bir kentin kenar semtlerinde gösteri düzenleyen yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu.

 

KERANOS

Antik Yunan tiyatrosunda, sahne üzerinde rol gereği ölenleri kaldırmakta kullanılan vince benzeyen araç.

 

KERKİDES

Antik Yunan tiyatro yapısında seyir yerini dikine kesen basamaklı yol.

 

KIYICILIK TİYATROSU

Antonin Artaud’nun 1938’de öne sürdüğü, oyunculuğu bilincin yok edildiği trans durumuna kadar götüren, dolayısıyla oyuncuyu yok eden ve seyredeni şoka uğratacak sahneleri kapsayan aşırı bireyci tiyatro anlayışı.

 

KİLİSE OYUNU

Kilise tarafından yönetilen ve denetlenen, çoğu kez rahiplerin oynadığı, Hıristiyan öğretisini yaymaya yönelik oyun.

 

KİLİSE TİYATROSU

Dinsel günlerde rahiplerin ya da kiliseye gelenlerin oynadıkları dinsel oyunları sunan topluluk. Ortaçağ'ın ilk yarısından bu yana sürüp gelen bir tiyatro geleneğidir.

 

KİŞİLEŞTİRME

Oyunun özüne uygun olarak eylemin gelişini sağlayan kişilerin yapımı. Oyun kişisinin yapımı, yönelişleri, davranışları, görünüşleri, harekeleri, çevreleriyle ilişkileri vb. ile gerçekleştirilir. Kişileştirme, tip ve karakter olmak üzere iki çeşittir.

 

KİTLE TİYATROSU

Sayıları bini bulan oyuncu ve izleyicinin yer aldığı tiyatro. Tiyatro reformu düşünceleri bağlamında yer almış olan Kitle Tiyatrosu kavramı, ilk kez 1920'de Rusya'da, "Kızıl Takvim Yılı" şenliklerinde gerçekliğe kavuşmuş, daha sonra 1920 – 24 yıllarında Leipzig sendika şenlikleri oyunlarında, E.Toller'ın yazdığı senaryolarda, 1930'larda sosyal demokrat spor şenliklerinde, daha sonra da Nazi döneminin kitlesel gösterileri içinde yer almıştır. Kitle Tiyatrosu'nda, kitlelerin topluca ritmik devinimi, koro halinde konuşma, müzik, ışıldak ışığı vb. önemli öğelerdir.

 

KLASİK KOMEDYA

17. yüzyılda Fransa'da Moliere ve 18. yüzyılda Almanya'da Lessing komedyaları için kullanılan terim.

 

KLASİK TİYATRO

·         Rönesans'ta İtalya'da başlamış ve 17. yüzyılda Fransa'da Cornellie ve Racine'nin yapıtlarında doruğunu bulmuş olan tiyatro akımı. 17. yüzyılda İtalya'da Alfieri'nin oyunlarına dek etkisini sürdürmüştür. Klasik tiyatronun temel nitelikleri; düzenlilik, usçuluk, duruluk (belirginlik), idealleştirme ve ağırbaşlılık olarak özetlenebilir.

·         Tiyatro ve drama sanatında kendine özgü bir norm bütünlüğüne ulaşıldığı ve bu normların daha sonraki dönemlerin tiyatrosuna ve drama sanatına örnek oluşturduğu evreler için kullanılan genel sanat tarihi kavramı. (Örn. Antik Yunan Tiyatrosu, 16. yüzyıl Rönesans İtalyan tiyatrosu, 17. yüzyıl klasik Fransız tiyatrosu, Elisabeth tiyatrosu, Altınçağ İspanyol tiyatrosu, Alman Weimar klasik tiyatrosu vb.)

 

KOLBAŞI

·         Ortaoyununda kolların başında olan ve kola adını veren sanatçı. Bu sanatçı kol oyunlarını düzenler ve yönetirdi.

·         Daha önce kolların başında bulunan kişiye verilen ad.

 

KOMEDİ SANTİMANTAL

Bu tür tiyatroda seyirciler sürekli bir duygu dalgalanması yaşar. Öyle ki önce aşırı güler, hemen peşinden de gözyaşlarına hâkim olamayacak şekilde aşırı duygulanır. Şiirsel bir anlatımı bulunan bu tür, daha çok aşk konularını işler.

 

KONDÜİT

Tiyatro oyunlarında, rol sırası gelenlere sahneye çıkmalarını hatırlatan kişiye denir.

 

KONSTRÜKTİVİST TİYATRO

İşçi sınıfının sanayileşme sürecindeki emeğini ve üretimini, çalışma tartımını ve devinimini anlatmak için Sovyet yönetmen Meyerhold tarafından ilk kez denenmiş, Vakhtangov, Tayrov gibi birçok genç kuşak yönetmen tarafından belli farklılıklarla sürdürülmüş, tiyatralliği öne alan anlayış. Perdelerin çevre düzenlemesinin ve kulislerin olmadığı çıplak bir tiyatro sahnesinde bina yapımında kullanılan iskeleye benzeyen bir dekorda çeşitli yükseltiler, iskeleler, çarklar, eğik düzeyler, kuleler kullanılır. Bu atmosfere uygun olarak Meyerhold, insanın dirimselliği ile mekaniğini birleştirme amacını güden konstrüktivist anlayışı pekiştirmek amacıyla yeni bir oyunculuk estetiği üzerinde durmuştur.

 

KORO

Eski Yunan tiyatrosunda bir grup erkek ve kadından kurulu şarkıcılar topluluğu. Oynanan eserin konusuna da katılırlar ve eserdeki olaya karşı, toplumun duygu ve düşüncelerini temsil ederlerdi. Hayvanlar, ağaçlar, bulutlar yerine sembol olarak kullanıldıkları da olmuştur. Antik Yunan tiyatrosunda veya çağdaş sahne oyunlarında gerektiğinde hayvanların, ağaçların ya da başka varlıkların yerine sembol olarak kullanılan kadınlı erkekli şarkıcı grubuna denir.

 

KOSTÜM

Tiyatroda sanatçıların giydiği oyuna uygun kıyafet.

 

KÖŞEBASI TİYATROSU

Köşe başlarında yalın, hemen anlaşılabilecek, genellikle siyasal ve toplumsal içerikli, kalın çizgili oyunlar oynayan az kişili topluluk.

 

KULİS

Tiyatroda, sahnenin arkasında bulunan kısım. Oyuna hazırlık yapılan yer, sahne arkası.

 

KULİSLER

·         Sahnenin iki yanında, dekorun görüngesini tamamlayan ve derinliği sağlayan, yerleri değişebilen çerçeveli büyük panolar.

·         Bu panolar arasındaki oyuncuların girip çıktıkları yerler.

·         Dekorun arkasında kalan sahne oylumu.

 

KURGU

Bir eserin dil, biçim ve içerik olarak farklı ya da aynı cinsten parçalarını bir araya getirmeye denir.