Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

RADYO OYUNU

Radyoda oynanmak üzere yazılmış, kulağa yöneldiği için eylemin konuşmalarla ilerlediği, özel bir teknik gerektiren oyun.

 

RAMP

Sahne yüzeyinin seyirciye en yakın kesimi, sahne kenarı.

 

REİNHARDT TİYATROSU

Reinhardt'ın doğrudan sanatsal ve mali yönetimini üstlendiği tiyatro etkinliklerini belirten kavram. Aynı zamanda tiyatro örgütçüsü ve girişimcisi olan Reinhardt, tiyatro etkinlikleri arasında sahne yapısı ve sahneleme üzerine birçok yeniliğe önayak olmuştur. Reinhardt Tiyatroları şöyle gösterilebilir; Schall und Rauch Kabare Tiyatrosu (1902, Berlin), Neues Theater (1903, Berlin), Deutsches Theater (1905, Berlin), Volksbühne (1915 – 18, Berlin), Grossen Schauspielhaus (1919, Berlin) (Reinhardt'ın bu dönemde Berlin'de etkili olduğu 11 tiyatro vardır.), Viyana'da ise Theater in der Josefstadt (1923), Schönbrunner Schlosstheater (1928).

 

REİS

Anadolu'da oyunları düzenleyenlere verilen adlardan biri.

 

REJİ

Sahneye koyma ve yönetme işi. Sinema, tiyatro, radyo ve televizyon oyunlarında oyunu yönetmeye denir.

 

REJİSÖR

Yönetmen. Sinema ve tiyatroda, eserin sahneleninceye veya seyirci önüne çıkıncaya kadar geçirdiği her anı yöneten, eseri yorumlayan, oyuncuları hazırlayan ve eseri sahneye koyan kişi.

 

REPERTUAR

Bir tiyatronun oyun planınca saptanmış ve her zaman oynayabileceği oyunlar demeti, oyun dağarcığı. Repertuar, bir oyundan öbürüne geçen tiyatroların ardı ardına oyun seçimine karşıt, bir tiyatronun dramaturji politikasını gösterir. Opera, operet ve tiyatro topluluklarının bir oyun mevsiminde sergileyecekleri oyunların listesine de repertuar denir.

 

REPLİK

·         Sahne oyunlarında, konuşanların birbirlerine söyledikleri sözlerden her biri,

·         Oyunda kendisine söylenen söze, verilen sözlü karşılık,

·         Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söylediği son söz.

 

RESİTATİF

Belli bir melodi olmadan konuşma biçimiyle söylenen müzikli anlatı.

 

RETORİK

·         Etkili, esprili ve güzel konuşma. (Konuşma sanatı)

·         Aristoteles oyuncular için yazmış olduğu, güzel ve etkili konuşmanın önemimi belirttiği yapıtı. (Konuşma sanatı kuramı)

Yunanca “retor; hatip, iyi konuşan'' kökünden gelir. Retorik, tiyatro bağlamında kendine özgü bir özellik gösterir. Çünkü tiyatroda, hem doğrudan sahnedeki oyuncuya, hem de izleyiciye seslenilir. Bu nedenle tiyatro da retorik, sözcük seçimi ve sözcük akışı olarak “güzel” konuşma biçemi olarak gösterilir.

 

REVÜ

Konu açısından sıkı bir bütünlüğü olmayan, birbirilerine gevşekçe bağlanmış, kendi başlarına anlamları olan tablolardan kurulu, müzikli ve danslı, monolog, skeç ve karşılıklı nükteli konuşmalardan oluşan, daha çok gündelik olayları alaya alan, bazen eğlendirici bazen taşlayıcı bir gösterici biçimi.

 

RİTÜEL

Dinsel tören, kutlama. Tiyatronun kaynağında ritüeller vardır. Bolluk törenleri, ölüp dirilme törenleri, üreme törenleri, söylenen ezgiler, danslar ve oynanan oyunlar, homo ludens'i (oynayan insanı) ortaya çıkarmıştır. Antik tiyatronun başlangıcı da ritüellerden var olmuştur. Bağ ve şarap tanrısı Diyonizos adına yapılan bahar kutlamaları giderek tiyatro gösterilerine dönüşmüştür.

 

ROL

Oyuncuların sahnede tiyatro eserindeki kişileri, tipleri canlandırma işine denir. Bir Opera, operet, tiyatro ve benzeri sahne yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün.

 

ROL ÇALMA

Oyun ve konuşma sırası başka bir oyuncudayken, seyircinin dikkatini kendi üzerine çekme. Bu tiyatro sanatı açısından kötü bir şey olup, sahne ahlakına ve disiplinine aykırıdır.

 

ROL DAĞILIMI

Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını belirleme işlemi.

 

ROL DAĞITMAK

Bir oyun çalışmaya başlamadan önce, oyun kişileri oynayacak sanatçıları saptamak.

 

ROL KESME

Bir rolü, gerektiğinden daha büyük ölçüde, abartarak yapay bir konuşma ve aşırı hareketlerle oynama.

 

ROMANTİK KOMEDYA

Geçmişe dönük, imgeleme dayanan bir komedya alt türüdür. Geçmişin efsane ve masallarını konu edinir. Geçmişe bir kaçış ve özlem vardır. Bundan dolayı da 3D (doğa, düş ve duygu) öğelerin karışımı ile bir fantezi dünyası içinde geçer. Ana tema romantik bir aşk ilişkisi üzerine kuruludur.

 

ROMANTİK TİYATRO

1790'lardan 1840'lara kadar Avrupa'da geç Aydınlanma döneminin akılcılığına karşı ortaya çıkmış romantik sanat ve düşünce akımının tiyatrosu. Romantik Tiyatro, başta Almanya'da ve Fransa'da drama kuramı ve dramatik yazın olarak öne çıkmıştır. Almanya'da F. Schlegel, A. W. Schlegel ve Schelling romantik anlayışı öne sürmüşler, Shakspeare’e büyük önem verirken, klasik Fransız tiyatrosunun yer ve zaman birliği kuralını ve katı ölçülerini eleştirmişlerdir. Fransa'da da Romantik Tiyatro anlayışı, üç birlik kuralına karşı olduğu kadar, koşuklu dramaya da karşı çıkarak, dramatik türlerin karışımını istemiştir. V. Hugo, Fransız Romantik Tiyatrosu'nun ilkelerini ortaya koyarak, "grotesk olan ile yüce olanı, korkunç olan ile kaba güldürüyü, trajik olan ile komik olanı birbiriyle kaynaştıran edebiyatın çağdaş edebiyat" olduğunu öne sürmüş, komik ve grotesk bedende trajik ve yüce ruhun birleştirilişiyle klasik tragedya – komedya ayrımının aşılacağını göstermiştir. Romantik sanat, gerçekliğin yoğunlaştırılmış bir yansımasıydı. Bu nedenle de Romantik dramaturji, gündelik kişi ve olaylarla değil, alışılagelmedik kahramanlarla ve işlerle, insanoğlunun yazgısını temsil eden kişilerle, yazarın düşüncesini dile getiren kişilerle ilgiliydi. Romantik Tiyatro, bu doğrultuda yeni bir ritmik biçimlendirmeye, lirik karakter çizimine yer veriyordu. Romantik Tiyatro, romantik drama kuramının estetik ilkeleri düzeyinde üretime tanık olamamış, daha çok okuma oyunlarına yol açmıştır. Bu arada Tieck, romantik tersinlemeye dayanan romantik komedyanın örneklerini vermiş, romantik güldürü, yanılsamayı yıkıcı epik drama öğeleriyle öne çıkmıştır. Büchner'de, romantik biçimsel öğelerin parodisel olarak çözüntüye uğrayarak, toplumsal eleştirel taşlama biçimine dönüştüğü görülür. Fransa'da da Romantik Tiyatro uygulayımı kendi kuramsal ilkelerine karşılık verecek düzeyde gerçekleşmemiş, ancak sahne dekorunda ilerlemeler, başarılı oyunculuk ve melodrama kayma özellikleriyle öne çıkmıştır. Fransa'da Romantik Tiyatro'nun başlıca temsilcileri, V. Hugo yanı sıra P. Merimee ile A. de Vigny'dir. Romantik Tiyatro ürünleri daha çok bale ve opera içinde değerlendirilmiş, romantik drama daha çok edebiyat tarihi açısından önem taşımıştır.

 

RÖNESANS TİYATROSU

Ortaçağ’dan sonra tiyatroda yenileşmeyi gösteren tiyatro dönemi. Rönesans Tiyatrosu, toplumsal deneyim olarak tiyatronun yeniden bulgulanması olarak önem taşır. Rönesans Tiyatrosu'nun başlıca özellikleri şunlardır;

·         Dünyevi, gerçekçi bir tiyatronun yer alması,

·         Hümanist düşünce doğrultusunda antik tiyatro ve kültürün yeniden bulgulanması,

·         Saray tiyatrosuna bağlı olarak tiyatrosal özelliklerin gelişme göstermesi,

·         Komedya ve tragedyanın yanı sıra, pastoral oyun, melodram ve trajikomedya gibi yeni türlerin ortaya çıkması.